Proje

COVID-19 Bağlamında Türkiye’de Yanlış Bilgi Yayılımını Medya Kullanıcılarının Gözünden Anlamak ve Önleyici Faaliyet Önerileri Geliştirmek

Tüm dünyada, milyonlarca insanın enfekte olmasına ve yüzbinlerce insanın ölümüne neden olan Covid-19 salgını, uluslararası toplumun 21. yüzyılda karşılaştığı en büyük sağlık krizidir. Bir taraftan virüsün yayılma hızı kontrol altına alınmaya çalışılırken, diğer yandan kitlelerin doğru ve güvenilir bilgeye ulaşması için mücadele verilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) şubat ayında yayınladığı raporda, Covid-19 salgınının sağlık risklerine işaret etmekle kalmayıp, bu konu etrafında dolaşan doğru ve yanlış bilgi miktarı nedeniyle durumu infodemi olarak tanımladı.

We Are Social ve Hootsuite’nin 2020 yılında yayınladıkları rapora göre Türkiye nüfusunun % 74’ü internet kullanıcısı olup, günde ortalama 7.5 saat internette vakit geçirmektedir. Türkiye gibi dinamik çevrimiçi kültürü ve yoğun sosyal medya kullanımı olan ülkelerde, özellikle kriz zamanlarında, infodemi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bağımsız doğrulama kuruluşu Teyit.org’un internet sitesinde, Ağustos ayı itibari ile #koronavirüs etiketi taşıyan 200’ün üzerinde içerik bulunmaktadır. Ses, görüntü ve yazı formatındaki yanlış bilgi, sosyal medya platformları ve mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla hızla yayılmaya devam ederken, beraberinde akıllara şu soruları getiriyor: Covid-19 salgınına ilişkin internet içerikleri, yanlış bilgi ve haberlerin yayılımının Türkiye dinamikleri nelerdir, bu dinamikler nasıl anlamlandırılabilir ve ne tür önleyici faaliyetler geliştirilebilir?

Bu araştırma projesi ile, Türkiyeli medya kullanıcılarının Covid-19 salgını ile ilgili internet içeriklerine öncelikle hangi platform ve kaynaklardan ulaştığı, salgına dair bilgi içeriklerini nasıl işledikleri, süzdükleri; içerikleri hangi durumlarda, kimlerle, hangi kanallardan ve ne amaçlarla paylaştıkları gibi sorularının cevaplarına ulaşılması amaçlanmaktadır. Araştırmanın cevaplamayı amaçladığı bir diğer soru ise yaş, cinsiyet, sosyoekonomik durum ve hayat tarzının medya kullanım alışkanlıklarını nasıl etkilediği ve bu alışkanlıklarının yanlış bilgiye dair algı ve tutumlarını etkileyip etkilemediğidir. Özellikle 2016 yılı itibari ile sahte haber, yanlış bilgi, dezenformasyon, mezenformasyon gibi kavramların küresel olarak popülerleşmesi ile beraber çevrimiçi platformlardaki yanlış bilgi ve sahte haber yayılımı ile ilgili akademik çalışmalar da artmış ve daha görünür hale gelmiştir. Yanlış bilgi üzerine yapılan araştırmalar çoğunlukla yanlış bilgi yayılımının aktörlerine ve/veya mekanizmalarına, bu yayılımı hızlandıran algoritmalar ve platformların rolünü analiz etmeye ya da botların ve trollerin yanlış bilgi yayılımındaki rolüne odaklanmaktadır. Bu araştırma, çevrimiçi platformlarda yanlış bilgiyi yaygınlaştıran olağan kullanıcıların motivasyonlarını, toplumsal bağlamlarını, yanlış bilgi ile nasıl bir etkileşim sonucunda paylaşma ya da paylaşmama kararı aldıklarını niteliksel olarak irdelemenin öneminden yola çıkmaktadır. Yanlış bilgi sorunsalına eğilirken medya kullanıcılarının anlam dünyalarını odağa alan araştırmalara ihtiyaç bulunmaktadır. Bu ihtiyacı göz önüne alarak, COVID-19 salgını sırasında hangi tip içeriklerin daha fazla paylaşıma girdiğini, kullanıcıların paylaştıkları bu içerikleri kimlerle, hangi platformlardan, ne amaçlarla paylaştıklarını kendi perspektiflerinden ve toplumsal bağlamları içerisinde anlamaya çalışmak araştırmamızın başlangıç noktasıdır. Bireylerin yanlış bilginin yayılmasında oynadıkları rolü sosyokültürel ve ulusal bağlamlar içerisinde detaylı bir şekilde anlamak, etkili mücadele ve tedbir stratejilerinin de temelini oluşturacaktır.

Yöntemsel Alet Çantası

Bu projede, bulguların çok katmanlı toplumsal gerçekliğini ortaya çıkarmak, kavramsal ve kuramsal olarak yenilikçi tartışmalara temel oluşturmak amacıyla, nitel ve nicel tekniklerin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi kullanılmaktadır. Karma araştırma yöntemi, anket, derinlemesine görüşme, medya günlükleri gibi farklı tekniklerle olguların daha bütünsel bir çerçevede görülmesini ve tek yönteme dayalı sınırlılıkların aşılmasını kolaylaştırmaktadır.

Türkiye Temsili Anket Uygulaması

Medya Günlükleri

 Derinlemesine Görüşmeler

Katılımcı Gözlem

Bu projede dört farklı araştırma tekniği kullanılmaktadır: Anket, medya günlükleri, katılımcı gözlem ve derinlemesine görüşmeler. 

1.Türkiye Temsili Anket Uygulaması

Türkiye’nin farklı bölgelerinden seçilen 12 ilde 1068 kişi ile gerçekleştirilen anket çalışmasıyla; Covid-19 salgını bağlamında Türkiyeli medya kullanıcılarının gözünden güveni veya güvensizliği inşa eden dinamikleri anlamayı, ayrıca medya kullanıcılarının yanlış bilgiyi tespit etme ve bilgiyi doğrulama yöntemlerini belirlemeyi amaçlamaktayız.

Anket soruları tasarlanırken aşağıdaki noktalar göz önüne alınmıştır: 

Yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, sosyoekonomik statü, sosyokültürel özellikler, siyasi yönelim, dünya görüşü gibi sosyo-demografik özellikler

-İnternet kullanımı alışkanlıkları, geleneksel medyaya güven, medya kullanıcılarının ulusal ve uluslararası başvuru ve haber mecraları, Haber kaynaklarına güveni belirleyen unsurlar

-COVID-19 salgını bağlamında yanlış bilgiyi tespit etme yöntemleri, bilgi/haber doğrulama yöntemleri ve kaynakları, yanlış bilgiye yönelik tutumu ve bu bilgiyi nasıl kullandığı, güncel yanlış/çelişkili bilgi içeren güncel haberlere yönelik yaklaşımlar

2.Medya Günlükleri

Türkiye temsili anket uygulamasına katılanlar arasından seçilen 40 kişi ile gerçekleştirilecek olan bu teknik ile katılımcılardan 1 hafta boyunca Covid-19 salgını ile ilgili çevrimiçi platformlarda karşılaştıkları içeriklere, ve bu içerikleri okuma ve yorumlama süreçlerine dair sorulara yanıt vermeleri beklenmektedir. Günlük çalışmasıyla Türkiye’deki farklı toplumsal kesimlerinin bilgi değerlendirme ve haber alma davranışlarına yakından bir bakışla medya kullanıcılarının kendi gözünden sosyal medya pratiklerini anlamayı hedefliyoruz.

Bu kapsamda gün bazında aşağıda sıralanan konuları anlamaya yönelik sorular geliştirilecektir:

– Karşılaşılan toplam içerik, konusu ve haber ve bilgi almak için kullanılan mecralar

-Doğru olmadığı düşünülen / yanlış haber ve bilgiye rastlama durumu, rastlandıysa içeriğin yanlış olduğunu düşündüren özellikleri, yanlış bilgiyi aldığı mecra ve bu bilginin nasıl kullanıldığı

-İçerik paylaşma tercihleri, paylaşılan içeriklerin kaynağı, konusu ve paylaşma amacı

-Doğruluğuna güvenilen içerik konusu, kaynağı ve bu bilginin nasıl kullanıldığı

3.Derinlemesine Görüşmeler

Medya günlüğü dolduran 40 sosyal medya kullanıcısı ile gerçekleştirilecek olan derinlemesine görüşmeler ile amaçlanan, günlüklerde ortaya konulan pratikleri anlamlandırmak ve derinleştirmektir. Günlüklere yazılan bilgiler üzerinden tasarlanmış yarı-yapılandırılmış soru yönergeleri ile katılımcıların medya kullanım pratikleri ve yanlış bilgi ile etkileşimlerini çerçeveleyen anlam dünyalarına erişmeyi hedeflenmekteyiz.

4.Katılımcı Gözlem

Yanlış bilgi ile etkileşimi ve yayılımını bireylerin anlam dünyaları şekillendirmektedir. Medya kullanıcıları gerek internette gerekse geleneksel medyada karşılaştıkları içerikleri günlük hayat pratiklerinde kendileri için anlamlı anlatılara eklemlemekte ve gündelik hayatı ve ilişkilerini anlamlandırmak için yanlış bilgileri de kullanarak yeni anlatılar oluşturmaktadır. Araştırmamızda bu anlam kurma pratiklerine erişmek önemli bir hedef. Bu doğrultuda Türkiye’nin 3 farklı ilinde (Manisa, İstanbul, Samsun) dört ayrı noktada katılımcı gözlem tekniğiyle derinlikli bir veri seti elde etmeyi amaçlıyoruz.